DEĞERLİ ÜYELERİMİZ,

 

        Vakfın, 03/03/2016  tarih, 55 sayılı  duyurusunda; Erdek Kampı ile Onur İş Merkezinde bulunan büronun satılması,  tasfiye işlemleri tamamlanan, Tasfiye Halinde Halk Emlak A.Ş.’nin, 10 yıllık tasfiye dönemi işlemlerinin vergi incelemesinin de tamamlanması ile  birlikte, Vakfın tasfiyesinin  2016 yıl sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiği üyelerin bilgisine sunulmuştur.

         Erdek Kampı ile Onur İş Merkezindeki büronun satılması ve Tasfiye Halinde Halk Emlak A.Ş.’de vergi incelemesinin 11/07/2017 tarihinde tamamlanması üzerine, TASPAK tarafından,  tasfiye payı ödemesini de içeren gündemle, Vakıf genel kurulu 19/08/2017 tarihinde toplantıya çağrılmıştır.

         Vakıf,  Tasfiye Halinde Halk Emlak A.Ş.ve diğer iştiraklere ilişkin satış ve tasfiye sürecinde, özellikle sosyal medya hesapları üzerinden, somut bir bilgi ve belgeye dayalı olmaksızın,  gerçeğe aykırı iddia ve ithamları içeren, Vakıf ve şirket yöneticilerini töhmet altında bırakan paylaşımlarda bulunulmuştur.

         Bu bağlamda;  14 milyon TL, bilahare 5 milyon TL vergi cezası ve gecikme faizi ödenmesi suretiyle zarara sebebiyet verildiği iddiaları ileri sürülerek,  TASPAK ve şirket yöneticileri karalanmış, Vakfın üye ve delegeleri  ile TASPAK-şirket yöneticileri karşı karşıya getirilmeye çalışılmıştır.

         Bu iddiaların geçersizliği (Vakfın web sayfasında da yayınlandığı üzere) Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’nın, 11/07/2017 tarih, 5085 sayılı yazısı ile ortaya konulmuş, değişik duyurularımızda da açıklandığı gibi gerek Vakıfta gerekse şirketlerde herhangi bir şekilde vergi ziyaı, vergi cezası ve gecikme zammı/faizi ödenmemiştir.

         Söz konusu iddiaların, gerçek olmadığı belgeli olarak ortaya konulmasına karşın, bu iddiaları ileri sürenler tarafından herhangi bir açıklama veya düzeltme beyanı ya da sosyal medya paylaşımında  bulunulmadığı gibi (aşağıda açıklanacağı üzere) gerçeğe aykırı yeni iddia ve ithamlarda bulunulmak suretiyle, 19/08/2017 tarihinde yapılacak olan genel kurul ve tasfiye payı dağıtım işlemleri sabote edilmeye, genel kurul delegeleri, doğrudan veya Vakıf üyeleri yönlendirilmek suretiyle delegeler baskı altına alınmaya çalışılmakta, tasfiyesi tamamlanma aşamasında olan Vakfa, kayyum atanması talebi gündeme getirilmektedir.

         Öncelikle, genel kurul çağrısı ile yoğunlaşan, gerçeğe aykırı iddia ve ithamlara ilişkin gerekli açıklamaların, belgeli olarak kısa bir süre sonra yapılacak olan genel kurulun bilgisine sunulması ve burada alınacak kararlarla birlikte üyelere duyurulmasının uygun olacağı değerlendirilmiş, ancak, gerçeğe aykırı iddia ve ithamların, genel kurul öncesinde yoğun ve yaygın bir şekilde ileri  sürülmeye devam edilmesi, somut bir bilgi ve belgeye dayalı olmayan yeni iddialarda bulunulması nedeniyle, iftira niteliğindeki iddia ve ithamlara yanıt verilmesi zorunluluğu doğmuştur.

         Söz konusu, gerçeğe aykırı iddia ve ithamlara ilişkin yanıtlara aşağıda yer verilmiştir.

 

         1- Vakfın bağlı ortaklığı Olgun Çelik A.Ş.’nin satışının 11/10/2005 tarihinde yapıldığı halde,  satış bedelinin iki ay sonra 28/12/2005 tarihinde tahsil edildiği iddiası,

         Olgun Çelik A.Ş.’nin satışına yönelik olarak 2005 yılı Haziran ayından itibaren yoğunlaştırılan çalışmalar sırasında, şirketi satın alma amacı ile teklif veren firmaların, satın alma talepleri 08/10/2005 tarihinde toplanan, Vakıf Tasfiye ve Paylaştırma Danışma Kurulu ve Eski Vakıf Organ Üyeleri toplantısında değerlendirilerek İLAB Holding A.Ş. tarafından verilen, teklifin uygun olduğu şeklindeki tavsiye kararı uyarınca,   TASPAK’ın, 10/10/2005 tarih, 16 sayılı toplantısında, Vakıf hisselerinin, 11/10/2005 tarihinde imzalanan “Due Diligence” sözleşmesi ile hisselerin devrine  karar verilmiştir.

         İddia edildiği gibi 11/10/2005 tarihi, Olgun Çelik A.Ş.’nin satış tarihi değil, alıcı firma ile imzalanan ve şirketin durum tespit ve akabinde taraflar anlaşırsa satış sürecini ifade eden “Due Diligence” sözleşme tarihidir. Bu sözleşme ile alıcı firma, satın alma talebinde bulunduğu Olgun Çelik A.Ş.’nin; finansal tablolarının, hukuki belgelerinin, yasal kayıtlarının incelenmesi ve sonuçta şirket için önerdiği fiyata satın alıp-almama konusunda karar vermesine olanak sağlayan bir sözleşmedir ve şirket satışlarında uygulanan bir yöntemdir.

         Nitekim, alıcı firmanın “Due Diligence” kapsamında yaptığı incelemelerin tamamlanması  ve satın alma kararını bildirmesini takiben, 28/12/2005 tarihinde, bedelin tahsili ve fiziki hisse devri ile satış süreci tamamlanmıştır.  Dolayısıyla, satış bedeli tahsil edilmeden hisselerin devri söz konusu değildir.

 

         2- Çayyolu'ndaki arsanın 10 Trilyona satılması, arsayı alan firma sahibinin de bu arsayı, TOPLU KONUT’a 30 Trilyona satarak, 20 Trilyon kazanç sağladığı ve bu kazançla da Olgun Çelik A.Ş.’ni satın aldığı iddiası;        

       Çayyolu’ndaki Arsa, yaptırılan ekspertiz değerlerinin de üzerinde, 9.000,000,00 TL muhammen bedelle Eskidji firması tarafından  04/10/2005 tarihinde yapılan ihale sonucunda Mustafa Erhan SAY’a satılmıştır. 10.08.2017 tarihinde tapu otomasyon sistemi (TAKBİS) üzerinden yapılan incelemede, söz konusu arsaya ait tüm parsellerin hala aynı kişinin adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Bu kişi aynı zamanda Olgun Çelik A.Ş.’ni satın alan İLAB Holding A.Ş.’nin hissedarı ve yöneticisi olması karşısında, şirket satış usulünü de bilmeyen kişiler, hiçbir bilgiye dayanmadan sırf tasfiye çalışmalarını karalama-sabote etme amacıyla ancak bu kadar gayri ciddi bir iddiada bulunabilirler.

         Bu tür yalan-yanlış iddia ve iftiralara karşı daha fazla suskun kalmayacağımızı ve bu kişileri yargı karşısında hesap vermeye davet edeceğimizi tüm üyelerimize saygıyla duyururuz

 

                                                                                         SAYGILARIMIZLA,

 

                                                                    TASFİYE VE PAYLAŞTIRMA YÜRÜTME KURULU